Merhaba sevgili okurlar, sevgili dostlar.
Babamın vefatından sonra hayata küsen annem Türkan SARIYILDIZ, babamın ardından 24.09.2010 tarihinde vefat etti. Birbirlerine bu kadar çok aşık, seven ve sayan ikili, çevrelerinde ki dostlarının da sevgisini kazanmıştı. Trabzon caddesinde kol kola gezerken çok kişinin arkalarından gıpta ve sevgiyle baktığına şahit olmuştuk. Her ikisinin de mekanı cennet olsun.
DOSTOZAN kitabı yayınlanırken içerisinde arkalarında bıraktıkları çocukları, damatları, gelinleri ve torunları da birkaç kelime ile duygularını dile getirdiler.
Her Baba ve her Anne kıymetlidir ve yoklukları sevenlerinin içini acıtır. Fakat rabbimizin bildirdiği gibi “her nefis mutlaka ölümü tadacaktır” inancı ile bizlere düşen hakka yürürken imanımızla günahsız olarak gitmeye çalışmak olmalı.
HANİFİ SARIYILDIZ VE EŞİNİN ARKASINDAN
Kalp durur akıl unutur diye, kalbimizle, aklımızla değil, ruhumuzla seveceğiz, çünkü o ne durur ne de unutur…
Siz “Annem ve Babam” ruhumuzdasınız. Verdiğiniz terbiye çerçevesinde ve vasiyetinize uyarak, sizlere layık olarak yaşamaya devam edeceğiz. Cennette sevgiyle birlikte yaşayın. Âmin.
Kızınız ve Damadınız
Bedriye-Rıza Kazım GÖKSOY
Seni anlatmak isteyip de anlatamayacağım, kelimelerle ifade edemeyeceğim, yaşamın boyunca güçlü bir çınar gibi arkamda duran bana güç veren, sevgini üzerimde hissettiren nur yüzlü biricik babamsın.
Biliyorum takdir-i ilahi. Şimdi hayatımızda yoksun, yokluğuna hala alışamadık, hep özlem duyuyoruz sana. Sevgimizi, hayranlığımızı anılarla seni yâd ederek, dualar ederek sürdürüyoruz. Adınla, yaptıklarınla sen bir ekoldün, seninle gurur duyuyoruz. Mekânın Cennet olsun baba…
Kızınız ve Damadınız
Bernur-Kadri ŞEN
Canım babamız, muhterem insan; Varlığınız ve birlikteliğimiz ile çok mutlu idik. Siz mükemmel bir baba ve mükemmel bir kayınpeder idiniz. Sizi çok özledik…
Nur içinde yatmanızı ve Allah’ın (cc) rahmetinin üzerinizden eksilmemesini diliyoruz. Sizi çok seviyoruz.
Kızınız ve Damadınız
Leyla-Dr. Mehmet ERBİLİR
Sevgili babacığım…
Yıllar önce: “Sevgili yavrularım sizlere mal mülk bırakamıyorsam da şerefli bir mazi, hayat bırakıyorum,” diye yazmışsın.
Bizler, dürüstlüğü, iyi bir insan olabilmeyi, seni örnek alarak öğrendik. Bizlere bıraktığın en büyük miras budur babacığım. Anlamlı şiirlerinle dolu olan bu eserin de birçok kişiye yeni ufuklar açtırır, hayırlara vesile olur inşallah.
Seni çok seviyoruz. Yüce Allah’ım (cc) sevgili kullarından eylesin. Huzur içinde yat, mekânın cennet olsun.
Oğlun
Adnan SARIYILDIZ
Sevgili babacığım,
Sevgiyle büyüyen çocuklarda olduğu gibi sen de benim idolümdün. Acını çok derinlerden hissettim ve seni çok aradım. Bir babanın, akıl veren bir büyüğün olmayışı ve senden sonra annemin de aramızdan ayrılışı beni çok yıprattı. Fakat sen bize hep dik durmayı, inançlı, ahlaklı, erdemli ve faziletli olmayı öğrettin. Bu sayede hayırlı bir evlat olarak görevlerimi yerine getirmeye çalıştım. Senin ve Annemin hakkında söylemek istediğim şey o kadar çok ki; sizi çok sevdik, siz bizi incitmediniz, rabbim de sizi incitmesin inşallah. Sana ve anneme olan duygularımı senin şiirsel duygularına hitap ederek anlatmaya çalıştım.
CANIM ANNEM VE BABAM
Yirmi Aralık 2008,
Babamın hayata veda ettiği gün…
Acı haberi anneme ben verdim.
Vermez olaydım, dilim kurusaydı.
Bir damla gözyaşı dökmedi annem,
Kurudu, günden güne eridi.
Beni bırakmayacaktın Hanifi,
Benden önce gitmeyecektin.
Dedi durdu.
Bu kadar mı severmiş insan,
Efsanelere konu olan aşklardan mıydı bu yoksa?
Babam anneme şiirler yazar,
Annem babamı ölümüne sever.
Ölümü bu kadar mı istermiş insan?
Ölüm çok mu güzel,
Maksat sevdiğinin yanına gitmek olunca?..
Peki, anne, sen yavrularını sevmez misin hiç?
Bizim seninle daha çok yapacağımız işler var…
Yaşamak istemiyor musun anne?
İncecik kaşları havaya kalkar,
Sesini çıkarmaya bile tenezzül etmez.
Hayat, yaşamak değersizdir artık annem için.
Yalvarırız çocukları, torunları.
Hadi hayata tutun, bırakma bizi.
Günler, haftalar ve Ramazan bayramı,
Tutunmadın hayata,
Seni sevenler, ziyaretine geldiği halde.
Bu kadar mı severdin babamı?
Ölüm bu kadar mı güzeldi Anne?
Ve….
Yirmi dört Eylül 2010,
Daha iki yıl olmadı Babama.
Nihayet kavuştun hasret duyduğun kocana.
Hani sevgililer gününde sana şiir yazmıştı ya:
“Evimde odamda açan çiçeksin,
Her gece yanımda yatan meleksin.
Mahşerde benimle dirileceksin,
Orda gerçek hayat yeniden başlar..”
İşte artık her gece yanındasın.
Sarıl doya doya, bizim yerimize de sarıl.
Siz gittiniz ya, boğazımız hep düğüm düğüm.
Bundan sonra bize düşen görev,
Sizin vasiyetiniz, boynumuzun borcu,
Kardeşler, gelinler, damatlar, torunlar,
Hep bir arada, hep beraber.
Dualarımız sizlerle, sevgimiz sonsuza dek,
Siz ise bekleyiniz bizleri,
Cennet bahçelerinde buluşana dek.
Ruhları şad, mekânları Cennet olsun.
Küçük Oğlunuz
Atilla SARIYILDIZ
Baba kelimesini ilk olarak kullandım ve o’na Baba demekten çok mutlu oldum. Sevgi ve saygıyı en iyi şekilde hak eden Kayınpederim ve kayınvalidem, sizleri hiç unutmayacağız ve unutturmayacağız. Mekanınız cennet olsun.
Küçük gelininiz
Yeşim SARIYILDIZ
Bir gün, aslında en baştan beri belli olan o ayrılık gelip çattığında, üstüne toprak atacağız canımızın üzerine, öyleyse yaşarken birimizden biri o esas yaşama göçtüğünde, geride kalan anılar bırakabilmek marifet;
Dedem de bolca yaşanmışlık kokan şiirleriyle bunu başarabilen nadir insanlardan...
Nasıl sallanan sandalyesinde her sallanışımda okurken kitabımı dedemi ve anneannemi hatırlayacaksam, bu kitabı okuyanlara da bir şeyler hatırlatacak ve yaşatacaktır...
Ne mutlu ki bu dünyadan ayrılırken, ardında şiirlerle dolu bir kitap kadar güzel bir şey bırakabiliyor...
Mekanınız cennet olsun.
Kitabın oluşumunda emeği geçen herkesin eline gönlüne sağlık...
MHG
Canım Dedem:
Her zaman sevgisini, saygısını, şefkatini bizden eksik etmeyen, küçüklerle küçük olan (oğlum Emre’yle -2 yaşındaydı- oyun oynayışı ki hiç unutamam), her yaşa hitap edebilen kişiliğiyle mükemmel ötesi bir insandı. Sanırım diğer kuzenlerden daha şanslıyım. Düğünümde nikah şahidim olması, anneannemle dans etmesi hepsi bana nasip oldu. Daha buraya kelimelerle sığdıramayacağım neler neler. Hepsi için dedeciğime sonsuz teşekkürlerimle. Biliyorum ki cennettesin. Ruhun şad olsun. Seni çok seviyorum dedem!
Leman ŞENOL
Dedecim duyguları kelimelere dökmekte hiç bir zaman senin kadar başarılı olamayacağım bir gerçek... Sana olan sevgi ve özlemimi anlatabilmek zaten çok zor... Hiç gözümün önünden gitmeyen o sıcak gülümseme ve her hatırladığımda anı olamayacak kadar taze anlar gözümün önünde... Bütün aile ne zaman bir araya gelsek herkesin ağzından farklı hatıralar anlatılıyor... Biz zaten seni hiç unutmayacağız.... Senin bu güzel şiirlerini ve seni kimse unutmayacak.... Anneannemle birlikte nur içinde uyuyun...
T.E.
Bir sabah başımı kaldırdım ve baktım güneşe. Sapsarı parlıyor ve ışık saçıyordu. Uzun uzun seyrettim onu. Sanki yıllar boyu içimde kalan bir özlemi var gibi. Daha önce hiç bakmamıştım böylesine. Acaba o mu bana bakıyordu yoksa ben mi ona bakıyordum diye mırıldandım kendimce.
Otuz yıllık hayatımda güneş hiç mi orda olmamıştı da ben onu görememiştim. Yoksa ben hiç olmamışım da o beni seyretmemiş miydi bugüne kadar. O var ben yok muydum? Yoksa o yoktu da ben mi vardım.
Güneş doğup batıyor, dünya dönüyor, yoksa biz insanlar mı doğup batıyoruz veya dünyalarımız mı dönmeye devam ediyor?
Hiç batmayan güneşimde her gece dualarımda yer alan sevgili dedem ve ananeme sevgilerimle…
Torununuz
Levent ŞEN
Çocukluğumdan beri büyük bir özlemle görmek için can attığım, ortaokul çağlarımda büyük bir mutlulukla karnına yatarak sohbet ettiğim, lise çağlarında kendine özel bir düzende dizdiği yastıklarla yaptığı kanepedeki köşesine yatmak için yarıştığımız, ailemizin en büyüğü olarak her zaman sevgi ve saygı duyduğumuz sevgili Dedeciğim; Dedemin ve bizim mavi gözlü meleği, küçükken İstanbul’a geldiğinde her gün yürüyüş için dışarı çıkıp bana döner alıp gelen, bana tavla oynamayı öğreten ve beraber olduğumuz her gün benimle tavla oynamaktan sıkılmayan, bana özel en güzel yemeklerinden yapan biricik anneanneciğim, artık ikiniz de yanımızda yoksunuz. İnanıyorum ki birbirini bu kadar seven ve herkes tarafından çok sevilen bu kadar iyi iki insan… Cennet’te de birbirinizi buldunuz ve orada da burada olduğu gibi birbirinize çok iyi bakıyorsunuz. Sizi her zaman seveceğiz ve çok özleyeceğiz. Dualarımız her zaman sizinle.
Sizi çok seven torununuz
S. Hakan GÖKSOY
Dedeciğim;
Aşama aşama ilerleyen hayat, sadece nefes ile sürer. O nefes son defa dünyadan oksijenini aldığı zaman, işte o zaman insanın sonu olur. Ama birinci perdenin sonudur bu… İnsan gözlerini yeniden açtığında da ikinci perde açılmış olur. Belki de her insanın değil de bazı insanların bıkmadan usanmadan izleyeceği, rol alacağı, sonu olmayan ikinci perde. Sen şu an o. perdede rol alıyorsun ve sevgili eşin de. Biz daha belki ilk perdeyi yarılamadık, belki de sonuna yaklaştık. Önemli olan senin bıkmadan, usanmadan ikinci perdeyi izlediğin ve rol aldığın. Ben eminim ki sen o perdeyi de dört dörtlük oynayan bir oyuncusun, ilkinde olduğu gibi… Seninle olmayı o kadar özledim ki… Keşke birinci perdeyi dört dörtlük oynamasaydın da ikinci perdeye geç geçseydin. Ya da ben ikinci perdeye erken geçebilsem keşke, sana olan duygularımı devam ettirebilsem. Ama ne yazık ki satırlara sığmıyor ve sığmaz da… Umarım ikinci perde de iyi günler geçiriyorsunuzdur.
Sevgili torunun
Atiye Nur SARIYILDIZ
Bir dahaki yazıda buluşmak ümidiyle dostça kalın.05.01.2015






