Akşam eve geldiğimde Galatasaray-Juventus maçını seyrederken bir yandanda yeni bir haber var mı diye maillerimi kontrol ederken şoförler cemiyetinin seçimine dair bir adaylık haberi gördüm. Haberi gönderen acar muhabirlerimizden Alper Gültepe idi.
Şöyle bir geriye doğru giderek Şoförler cemiyetinin 2 dönem önceki seçimi, Ahmet K uybu’dan önceki halini gözlerimin önüne getirdim.
Mutlaka önceki başkanlar kendi çapında bir şeyler yapmışlar ama, Kuybu’yu bu mutlaka’nın üzerinde ve dışında değerlendirmek lazım.
Ahmet Kuybu’nun şoförler Cemiyeti ve esnaflar Birlik başkanı olarak her iki kuruma kazandırdıklarını bir tarafa bırakalım. Yok bina yaptırmış, yok araç gereç almış, yok yolda kalana çekici ambulans yollamış. Bence bunlar bana göre başkanların elindeki imkanları üyeleri ve esnafı lehine kullanması açısından yapmaları gereken şeyler.. (Bunlar her ne kadar her başkanın görevi desekte; Edirne'den Kars'a çekici, ambulans ve Allah gerek etmesin cenaze aracı şoför esnafının 24 saat itibari ile ücretsiz olarak uygulama Türkiye'de ilk tek olarak Ahmet Kuybu'nun başlattığı bir hizmettir.)
Ben çok yolculuk yapan biri olarak, özelliklede molalarını kamyoncu lokantalarında veren biri olarak, Ahmet Kuybu’nun Kahramanmaraş’ı dış kulvarda nasıl temsil ettiği konusuna değinmek istiyorum.
Doğudan batıya, kuzeyden güneye bir defa Ahmet Kuybu ve Kahramanmaraş adını bilmeyen yok. Ahmet Kuybu’nun lakabı kamyoncular arasında BABA olarak geçiyor.
Kırşehir’deki şoförler otelinde bir keresinde mola verdiğimde Ahmet Kuybu’nun adını duyduklarında en üst seviyede misafir edildiğimi de belirterek; BABA’lık ünvanını almanın elbette ki kolay olmadığı notunu da paylaşmak istiyorum.
Yolu Kahramanmaraş’tan geçen ve dara düşen her esnafa el uzatan Kuybu bu ünvanı alırken heybeden almamış.
Aday olan Mehmet Ali Saman’a gelince kanaatimce kendi iradesi ile çıkmamıştır.
Saman’ı destekleyenler arasında Bekir Eryılmaz’ı görünce bunu tahmin etmek için müneccim olmayada gerek yok.
Her dönem meydana kendi çıkmayarak hep bir başkasını ortaya çıkartan ve her defasında yıkılan, yıkıldıkça da güreşe doymayanların gelecek dönemlerde kimi bulacaklarını aslında çok merak ediyorum.




