Benim annem ben beni bildim bileli hasta idi. Mide hassasiyetinden dolayı her sütü içmez, süt satanların iki ayrı inek sütünü karıştırdığını bilirdi ve mahalledeki evimiz bahçeli müsait olduğu için biz evde inek beslerdik.
Evdeki ineğin yalnız olmadığını ve başka inekler olduğunu çok yıllar sonra öğrendik ama, kader dediğimiz şeyin cilvesi olarak hep birlikte yaşadık..
Yaklaşık 20 yıldan bu yana ise kalça kemiği kırığı ile başlayan fiziki hastane sürecimiz, bundan tam bir ay önce HG Hospital’de Kurban bayramı sonrası başlayan yoğun Bakım ve yarım günlük bir entübe ile sonuçlandı ve Annem ait olduğu yere gitti. Mekanı cennet olsun. Annemle ilgili düşüncelerimi daha önceki paylaşımlarında söylemiştim.
Buradaki esas konu hastane süreci..
HG kurulmadan önce, Devlet Hastanesinden Tıp Fakültesine kadar kahrımızı çok çektiler. Yapılacak olanın en iyisini yaptılar veya imkanlar dahilinde yapmaya çalıştılar. Özellikle 2018’de kaybettiğimiz Babamı artık Tıp Fakültesi acilinde tanırlar ve bizim bir şey dememize gerek kalmadan gerekli işlemleri yaparlardı.
Hepsinden Allah Razı olsun..
Her ihtiyacımız olduğunda annemi evden alıp hastaneye götüren 112 ve çalışanlarından, hiçbir talebimiz geri çevirmeyen Başta Müdür Yardımcısı Mehmet Yılmaz ve NFK Başhekimliğinden itibaren, İl Sağlık Müdürlüğüne geçtikten sonrada aynı ilgi alakayı gösteren il Sağlık Müdürümüz Uzm. Doktor Vehbi Şirikçi ile birlikte Sağlık Müdürlüğü Yetkililerinden Allah razı olsun..
Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi çalışanlarından Allah razı olsun.
Özellikle Özel Hastaneye geçene kadar Tıp’ta annemle yakından ilgilenerek kahrımızı çeken Op. Dr. Muhammet Bağbur Nacaroğlu’dan Allah Razı olsun.
KSÜ Genel Sekreteri İbrahim Palabıyık kardeşimize özel teşekkürlerimle birlikte Allah’tan rıza diliyorum.
HG Hospital Maceramız..
Hg Hospital ile tanımamız Bağbur Nacaraoğlu’un buraya transferi ile başladı. Dr. Bağbur’un peşine takılarak gittiğimiz HG’de, Kurban Bayramı sonrası yoğun bakıma alınan annemle ilgili hiçbir zaman gözümüz arkada kalmadı.
Yaklaşık 25 gün HG yoğun bakımda yatan annemi hergün ziyaret saatinde yalnız bırakmadık. Girişten yoğun bakım personeline kadar herkesin elinden geldiğinin fazlasını yaptığına şahit olduk ve her defasında biraz daha mutmain olarak ayrıldık. Şunu da şöyle yapsanız iyi olacak gibi bir hasta yakını psikolojisini bize yaşatmadıkların için Yoğun Bakım Personeline ve Nöroloji Uzmanı Elif Benli Gürsoy hocama ayrıca teşekkür ederek Allah’tan Rıza dilerim.
Böyle bir hastaneyi memleketime kazandırdığı için Uzm. Dr. Halil Gürsoy’a da ayrıca müteşekkir olduğumun bilinmesini isterim.
İddia ediliyor saçmalığı..
Biz bunları yaşadıktan sonra, Köroğlu’nun Bolu Beyine ithafen söylediği “Delikli demir icat oldu-Mertlik bozuldu” lafı bugünlerde gazeteci etiketi altında meydanda at koşturmaya çalışan sosyal medyacıların, adam gibi adam Opr. Dr. Mustafa Eren ile ilgili yazdıklarını gördüm.
Dünya tatlısı bir adam olan Dr. Mustafa’yı kurban seçenlerin elleham HG ile bir alıp veremedikleri vardır.
Gazetecilik adına hiçbir sorumluluğu olmayan bu tiplerin hangi gerekçe ile bu tür bir paylaşımı yaptıklarını ancak kendiler bilir. Yargıya intikal bu durumun sonucunu ilerleyen zamanlarda illa ki takip edip paylaşacağız.
Sadece iddia ediliyor şeklinde bir abuk-sabuk paylaşımla bir insana, bir müesseseye iftira atmak abesle iştigaldir.
Dr. Mustafa başta olmak üzere iftira atılan tüm sağlık çalışanlarının bizzat destekçisiyim.
Her neyi amaçlıyorsanız, gidin ötede oynayın...




