Ak Parti 12 şubat ilçesinin geçtiğimiz cumartesi günü yapılacak olan 1. olağan kongresi bir hafta sonraya ertelendi. Ertelenme sebebi elbette ki teşkilatın iç meselesidir bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren tarafı, seçilen insanların memlekete hizmet kapasitesidir.
Bu seçilenler, kendisine ve memlekete ne kadar hizmet edecekler, bizim bakacağımız pencere, bu penceredir.
12 şubat ilçe teşkilatına seçilecek insanlarla ilgili bir sıkıntı mı var diyecek olursanız, öyle bir şey de yok. Muhtemel seçilecek isimler arasında çok sevdiğim takdir ettiğim insanlar var.
Gündem siyaset olunca, geçtiğimiz hafta yapılan Dulkadiroğlu seçimlerinden önce, memleketin siyaset ve sosyal yaşamında renkli bir yer işgal eden Ali Aydın kardeşimiz, İl-İlçe yönetimlerine seçilecek olanların kriterleri ile ilgili bir paylaşım yaptı.
İlçe ve İl yönetim kurulu seçimlerinde dikkate alınması gereken kıstaslar başlığını taşıyan bu paylaşımda; yönetime alınacak kadın üye sayısından, üniversiteli sayısına, seçilenler arasındaki akrabalık ilişkilerine, ekonomik durumlardan temsil kabiliyetlerine kadar bir çok kriter/kıstas var.
Bunlardan en önemlisi; kalın siyahlaştırılmış, yani bolt yapılmış harflerle belirtilen kısmı aynen şöyle diyor…
*İlçe ve İl yönetim kurulu üyeleri, belediye, kamu kurum ve kuruluşlarıyla iştiraklerinde çalışmayanlardan seçilmelidir.
*Özel veya tüzel ticari kişilikler aracılığıyla; Kamu ile iş, ihale, taşeron ilişkilerinde bulunanlar yönetimlerde görev almamalıdır..
Teşkilatlar iç yönetmeliğinde yer alan bu kriterlere ne kadar uyulduğunu tek tek araştıracak ne pozisyonumuz var, ve ne de zamanımız..
Ama çok dikkatimizi çeken bir husus var ki; Dulkadiroğlu ilçe teşkilatına başkan seçilen Ömer Oruç Bilal Debgici, yıllardan beri Belediyenin toplu konutlarında yöneticidir.
İlçe Başkanının Belediye iştiraklerinde yıllardan beri önemli bir konumda olmasından sonra, yönetimde bulunması gereken kadın üye sayısı, genç üye sayısı ile birlikte bilmem ne kadar üyenin üniversite mezunu olması gerektiğinin ne kadar önemi olabilir?
Şu anda Belediyenin yaptırdığı toplu konutlarda yönetici olan Sayın Debgici’nin bu pozisyonunun üst kademeye bildirilmemesinin arkasında, biz bildiğimiz yaparız felsefesi mi var?
Yok eğer üsttekilerin bu durumdan haberi varsa, o zaman taban kandırılmış olmuyor mu?
Kuralları koyarız ama, işimize geleni yaparız durumları ortaya çıkmıyor mu?
NOT:1-Belediye konutları dedim de aklıma geldi..
Poyraz zamanında kurulan Belediye şirketinin Genel Müdürü kim bileniniz var mı?
12 şubat niye iptal edildi..
12 şubat’ın kongresinin niye iptal edildiğini çıkıp bir yönetici anlatmadıktan sonra bizlere senaryo yazmak düşer.
“İşte adam hem yazıyor hem senaryo diyor, aldırış etmeyin” diyenlere sözüm; her senaryo bir gerçekten yola çıkılarak yazılır..
Senaryo1..
*Mahir Ünal’ın, Maraş’tan vekil olmayacak söylentileri ile birlikte Fatih Erkoç hakimiyetini ilan etme çalışmaları başlattı. Ve ülke idaresinde söz sahibi olan Mahir Ünal’la ters düştü, amiyane bir tabirle “takmaz” oldu.
Bunun üzerine, Sayın Ünal başka İl’den vekillik düşüncelerini bırakarak “kesinlikle Maraş” dedi.
Ve; sık sık kullandığı ben yerel siyaset yapmıyorum lafını bir tarafa bırakarak kendi ekibini kurma çalışmalarını başlattı.
Bu nedenle İl Başkanlığı için potansiyel adaylardan biri olan ve geçmişinde hiçbir siyasi şaibe olmayan Ahmet Özdemir’i il başkanlığına düşündüğü için kongreyi erteletti.
Senaryo 2…
Bu iptal kararından hiçbir şekilde Mahir Ünal’ın haberi yok. Fatih Erkoç ve Metin Doğan parti tabanında büyük bir sempatisi olan Ahmet Özdemir’in bu yükselişini önlemek ve muhtemel Metin Doğan Milletvekili adaylığından mütevellit boşalacak İl başkanlığına gelişini önlemek için gözdağı amaçlı iptal ettiler.
Bugün kulislerde dolaşan söylentilere göre de; Ahmet Özdemir’den 12 şubat’ta kalma sözü alarak işi tatlıya bağladılar.
İl Başkanı adayı Cemal Tanrıverdi…
NOT:2- Milliyetçi Hareket’le ilgili “biraz nefes alsınlar” yazıma bazı dostlarımın alındığını hissettim ve gördüm.
Büyük iddialarla sordukları “Belediye spor’a ne kadar para verildi” önergesinde, ne için sözlü cevaba ikna olduklarını anlatabilir ve beni de ikna edebilirlerse, Sevgili Muharrem Arıkan ağabeyimizin dediği gibi yanlışı düzeltirim ve bundan büyük bir haz duyarım.




