Piazza’nın memleketin sosyal yaşamına bir hareket getirdiği muhakkak. Fakat iş sadece bol ışıklı, şaşaalı alış veriş merkezi açmakla kalmıyor. İşin sosyal sorumluluğunu da üstlenmek gerekiyor.
Konumuz; çocuktur düşer…
Malum 2014’ün son günlerinde Piazza’ada bulunan buz pateninde bir düşme hadisesi yaşandı.
Çocuğun kolu kırılmış.. Dedik ya, çocuktur düşer. Muhtemelen düşmelerden kaynaklanan sorumluluk kabul etmeyiz beyanı da imzalatılmıştır. Buna da eyvallah.
İşletmecilik sorumluluğu rutin imzalarla sınırlı değildir, sorumluluk olabilecek bir kazadan sonra başlar.
Çocuk düşmüş, yaşı 18’den küçük, yani kendi verdiği kararlar kanun nezdinde geçerli değil..
Aman babam-annem duymasın diyor. Çocuk kendi açısından haklı. Düşmenin kırık’la sonuçlandığı anlaşılınca, anneye haber veriliyor.
Bu arada; kolu kırk çocuk çağırılan ambulansa, yine kendisi gibi yaşı kemale ermemiş bir-iki arkadaşıyla bindirilip hastaneye yollanıyor.
İşletmecilik sorumluluğu ambulans çağırınca bitti öyle mi?
Kapıdan girenleri arar gibi yapmakla, kapalı otopark’ta otomobilleri giriş kapısına yakın yerlerde boş yer varken, birazdan dolacak diyerek taa en arkalara yönlendirmekle bu işler olmuyor demek ki..
Piazza’da bir güvenlik zafiyeti, işletmecilik sorunu mu var. Çünkü ilk kurulduğu yılda, yürüyen merdivenlerden bir çocuk düşerek hayatını kaybetmiş, birkaç ay önce de bir bıçakla yaralama hadisesi yaşanmıştı.
İşin hastane kısmı daha da vahim.
Megapark’la Piazza arasında bir anlaşma mı var.
Acil doktoru rapor yazarken evde düştü deyin yoksa okul kabul etmez diyerek hasta sahiplerini yönlendiriyor.
Sana ne kardeşim. Sen kırık kolu tedavi edebiliyorsan et, işin rapor kısmına, olanı olduğu gibi yazdır.
Bunca zamandır haber yaparım, rapor alanları bilirim. Anne-babamdan dolayı sayısız rapor yazdırmış ve hastane işlemlerine müdahil olmuşluğum var, ben daha hasta sahibinin veya hastanın, hastane defterine beyan yazdığını duymadım.
*Burada ilk akla gelen, piazza-megapark arasında bir anlaşma mı var?
*Megapark’ın hastane kayıt defterine böyle bir not düşürttürmesinin arkasında kendini temize çıkarma çabası mı var?
*Daha önce buna benzer başka işlemler yapıldı mı?
*Kızının kolu kırık olan anneye; evde kırıldı yaz diyen görevli kim? (Hastanenin güvenlik kameralarında bu görüntü elbette vardır.)
*Kolu kırk öğrenciyi hastaneye getiren 112 ambulansının, hastayı nerden getirdiği belli değil mi?
*Bu beyanı yazdırırken, kimden nasıl cesaret aldınız?
Bunların cevabını verecek kurum yetkililerinin açıklamalarını merakla bekliyoruz..




