Edebiyatçı isen elbette doyurur, doyarsın.
Ama siyasetçi isen olmaz(!)...
Edebiyatı; edebiyatçılara, şairlere, yazarlara bırakacaksın..
Konumuzun 7 güzel adamla ilgisi alakası yok.
Bilindiği üzere geçtiğimiz hafta sonu memleketimizde, 14 bölgenin büyüklü küçüklü- ilçeli beldeli belediye başkanları toplantısı vardı.
Kabinenin en çok sempati duyduğum bakanlarından birisi olan Enerji Bakanımızda buradaydı.
Mutlaka belediyecilik adına güzel paylaşımlar olmuştur.
Akşama kadar süren toplantıda, başkanlar çıkıp tecrübelerini paylaştılar, anlattılar, dinlediler..
Bu tür toplantılar mesleki paylaşım adına faydalıdır, bu konuda sıkıntı yok. Esas sıkıntı şu; belediyecilikle, edebiyatçılık yan yana nasıl gelir.
Çok uzattım farkındayım.
İddia ya da rivayet, adına ne derseniz deyin.
Bizimkiler, Başbakan’ın gelişinde verdikleri brifignde, kışın ortasında refüjlere diktikleri çiçekleri faaliyet raporu diye anlattıkları gibi, bu çok önemli bölge toplantısında da çıkıp edebiyattan, kitap fuarından, sanattan, edebiyattan, şiirin başkenti olduklarından bahsetmişler.
O sırada, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, yanında oturan İçişleri Bakan yardımcısı Osman Güneş’e dönerek; “edebiyat-şiir karın doyurmaz, belediyecilik adına ne yaptınız, onlardan bahsedin bari” babından bir şeyler fısıldar.
Daha sonra kürsüye çıktığında şu anekdotu anlatır..
**Biz memlekette üniversiteyi kazanınca büyükler bizi toplar, hangi üniversitede hangi bölümü okuyacaksınız diye sorarlar. Hukuk, tıp, mühendislik, ekonomi, iktisat gibi sayanlara; aferin diyerek teşvik ederler, edebiyat diyenlere de, bırak bu işleri git babanın yanında esnaflık yap derler”…**
Sayın Özhaseki’nin bu sözleri, olayın evveliyatını bilmedikleri için bizimkiler ve salondakiler tarafından alkışlanır.
Sakın yanlış anlaşılmasın. Burada Sayın Özhaseki, edebiyatçılara kem baktığından bu anekdotu anlatmış değildir.
Burada verilmek istenen mesaj, herkes kendi işine bakması gerektiğidir.
Elbette edebiyat-müzik ruhun gıdasıdır ama, memleketin adı; Büyükşehir Edebiyat Belediye başkanlığı değildir.
Kıssadan hisse….
Adamın biri mide ağrısından hastaneye gitmiş. Yanlışlıkla psikoloji bölümüne yatırmışlar. Bir müddet sonra yakınları; yahu ne iş demişler. Mide diye geldin, psikoloji’de çıktın.. Adamda demiş ki, evet bir yanlışlık oldu ama, bu işin bana faydası oldu ..
Nasıl faydası oldu diye sorduklarında; psikolojik tedavide mide ağısını unutmayı öğrendim demiş..
Demem O dur ki; eğer yapamadıklarınızı unutturacaksanız şiiri edebiyatı bırakın, felsefe yapın..
Daha etkili olur…




