• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • MAGAZİN
  • EKONOMİ
  • YAŞAM
  • İŞ DÜNYASI
  • SPOR
  • SAĞLIK MEDYA TEKNOLOJİ TOPLUM ASAYİŞ EĞİTİM
  • Ara
SON DAKİKA:
22:27
Kahramanmaraş’ta yasaklı madde operasyonu: 5 tutuklama
22:21
Kahramanmaraş’ta otomobil ile traktör çarpıştı: 1 yaşındaki bebek hayatını kaybetti
22:17
Kahramanmaraş’ta kurt saldırısı: 5 hayvan telef oldu
22:09
Başkan Görgel, “Basketbol Takımımız Şehrimizi En Güzel Şekilde Temsil Ediyor”
21:58
Prof. Dr. Şahin, İBTÜ’de Terörsüz Türkiye’yi Anlattı
21:56
Çevre Yüksek Mühendisimiz Erdem Akgül’e COP31’de Görev
21:47
Mağralı Mahallesi’nde Yağmursuyu ve Kanalizasyon Altyapısı Yenileniyor
21:38
Kitap Fuarımız, Uluslararası Bir Buluşmaya Daha Ev Sahipliği Yaptı
21:27
Elektronik sigarada “zararsız” algısına dikkat
21:21
Çocuklarımızın En Çok İhtiyaç Duyduğu Şey: Güven
21:14
“Hizmetlerin Planlanmasında Sahadan Gelen Görüşlere Önem Veriyoruz”
20:59
Bilim ve Sanat SÜRBİLFEST’te Buluştu: Kipaş Holding’den Festivalde Çifte Çıkarma!
20:54
Asfalt Yapılan Bölgenin Ulaşım Konforu Artacak
20:50
KPSS Adaylarına Ücretsiz Ulaşım
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Köşe Yazarları
  2. Ahmet Sandal
  3. BİZE SİYASET DEĞİL İLM-İ SİYASET LAZIMDIR
Yayınlanma: 02 Şubat 2014 - 21:13

BİZE SİYASET DEĞİL İLM-İ SİYASET LAZIMDIR

02 Şubat 2014 - 21:13
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
BİZE SİYASET DEĞİL İLM-İ SİYASET LAZIMDIR
Ahmet Sandal

     Seçim sath-ı mailindeyiz. Yaklaşık 5-6 aydır yoğun siyaset konuşuluyor. Adaylar, aday adayları, partililer, partisizler, cümle alem yaklaşan seçimlere doğru bir heyecan içindeyiz. Bu minvalde siyasetin bu kadar çok konuşulduğu ortamda, farklı bir ses olsun, hariçten gazel olsun, ne sayarsanız sayın, gelin bu yazıda “siyasetten değil de ilm-i siyasetten söz edelim.”

 

     Esasında ilm-i siyaset de, siyasetin dışında değil. Tam içindedir. Belki de siyasetin tam merkezindedir. Ancak, bize önce siyaset değil, önce ilm-i siyaset lazımdır. Toplumları dışarıya karşı sağlam tutan ve milletleri ayakta tutan ilm-i siyasettir. İlm-i siyaset dediğimizde mantıklı, makul ve doğru siyasetten bahsediyorum. Bir insan ilm-i siyaseti bilmeden siyasete girerse, kârdan çok zarar getirir. Yarardan çok zarar getirir.

 

    Şimdi, bu yazdıklarımdan sonra, insan ister-istemez, bu ilm-i siyaset de nedir? diye düşünmeden edemez. Tamam anlatalım ve açıklayalım. Gelin önce, siyasetin tanımından başlayalım. Önce siyasetin ne olduğunu açıklayalım. Ardından ilm-i siyaseti anlatalım.

 

    Siyaset, Arapça “seyis” yani at bakıcısından gelir. Bu kökenden gelen siyaset zaman içinde, Devlet işlerini düzenleme, yönlendirme ve yönetme gibi manalara gelmiştir. Dilimizde bir de “politika” diye bir kelime var. Bu da siyaset yerine kullanılıyor. Esasında çok da aynı manalara gelmezler. Politika, dilimize dışarıdan giren bir kelime.
 

    Politika, Yunanca iki sözcüğün bir araya getirilmesinden türetilmiştir. “Poli” ile “tika” biraya gelmiş “politika” olmuş. Poli, çok manasındadır. Tika ise yüz manasındadır. Bu durumda politika çok yüzlülük, yalancılık gibi anlamlar taşımaktadır.

 

    Bu gerçeği bilenler, kendisini “politikacı” değil, siyasetçi olarak tanımlarlar. Çünkü, politikacılık çok da matah bir şey değildir. Neyse, siyaseti ve politikayı bırakalım, esas konumuz olan “ilm-i siyasete” gelelim.

 

     İlm-i siyasetin ne olduğunu merak edenlere önce bir fıkra anlatalım. Bu fıkradan sonra zaten durum anlaşılır.

 

     Vaktiyle Hoca’nın biri dergahında talebe yetiştirirmiş. Zamanı gelen, yetişen, pişen ve eren, ve artık bilgili olanları da civar köylere hoca olarak görevlendirmiş. Bir gün öğrencilerinden birisi Hoca’ya: “Ben artık yetiştim. Her şeyi öğrendim, müsaade edin de artık göreve çıkayım.” Buna duyan hocası : “Evladım sen daha yetişmedin, biraz daha vaktin var. Sabret” demiş. Ancak, öğrenci aceleci ve aradan bir zaman geçtikten sonra, Hoca’sının huzuruna tekrar gelmiş ve “Hocam ben artık yetiştim, müsaade edin de göreve çıkayım.” Hocası da bu aceleci öğrencisine dayanamamış ve “Peki” demiş “sen ermedin ama göreve çık. Falan köye git. Orda imamlık yap.” Öğrenci herkesle helalleşmiş ve hocasının dediği köye doğru yola çıkmış. Köye giderken yorulmuş ve en yakın köyde mola vermeye karar vermiş. Hemen köyün camisine gitmiş yaklaşan ikindi namazı için abdest almış. Girmiş mescide durmuş imamın arkasına. Namaz bitmiş lakin hoca bir yerde yanlışlık yapmış. Bizim öğrenci kalkmış ayağa demiş ki : “Ey ahali bu hoca namazı yanlış kıldırdı. Böyle namaz olmaz, bu namaz tekrar edilmelidir.” Bunu duyan imam sinirlenmiş ve kızmış:”Ey cemaatim ben yıllardır böyle kıldırırım. Bu şeytandır. Bunu köyde yeni görürüm. Bunu dövmek gerekir” demişler ve öğrenciyi dövmüşler. Öğrenci dayağı yiyince anlamış ki, Hocası haklı hemen geri dönmüş ve Hocasının elini öpmüş ve ders almaya devam etmiş. Bir süre sonra Hocası öğrenciyi huzuruna çağırmış demiş ki : “Sen artık yetiştin, haydi sana dediğim köye git, orda imamlık yap.”
 

 

    Öğrenci tekrar azığını almış köyüne doğru giderken, bir zamanlar dayak yediği aynı köye gelmiş ve namaz için abdestini alarak geçmiş imamın arkasına. Bakmış ki imam yine yanlış kıldırıyor. Bu sefer, dayak yememek için itiraz etmemiş ve imamdan da hıncını almak için şu metodu uygulamış. Cemaate demiş ki : “Ey cemaat, bu Hoca öyle muhterem, öyle muhterem bir hocadır ki, Allah’ın Veli Kuludur. Her kim ki bu Hoca’nın bir tek sakalını yolarsa, o sakalını da yanında taşırsa, Cennet'e gider.” Bunun üzerine herkes imamın üzerine bir tek sakal yolmak için çullanmış. İmamın yüzü gözü kan-revan içinde kalmış. İmam’ın perişan hâlini gören bizim öğrenci de almış azığını görev yapacağı köyüne doğru aheste aheste gitmiş.

 

    Yukarıda fıkradan ne anlaşılmaktadır? Sözü söylerken ölçü ve metod önemlidir. Maksadınıza ermek için izleyeceğiniz yol önemlidir. İlm-i siyaset, insana yanlışlara düşmemeyi, makul olmayı, mantıklı olmayı ve duruma göre en faydacı metodu kullanmayı göstermektedir.  Bu yönüyle ilm-i siyaset bir sanattır.

 

      İlm-i siyaset esasında “gerçekçiliktir.” Buna “reel politik” mi diyorlar! Neyse, biz yine politika kelimesinden uzak duralım ve ilm-i siyaset diyelim.

 

    Evet, ister Devleti yönet, ister kendini yönet, ister aileni yönet, ister Milleti yönet, kimi yönetirsen yönet, siyaset bir sanat işidir. Sanat dediğimizde de “usul, esas, metod, teknik, hassasiyet, incelikler, gerçekler” gibi çeşitli kavramları içeride tutan bir yaklaşımı göz önünde bulunduruyoruz. İşte bu yaklaşımları ve incelikleri göz önünde bulundurursanız, hedefinize en güzel, en iyi şekilde ulaşırsınız.

 

    Devlet adamlarında, ilm-i siyaset özellikleri en üst noktada bulunmalıdır. Bu noktada, ilm-i siyaseti en iyi bilen Ulu Hakan II. Abdulhamid Han Hazretleri aklıma geldi. Yıkılmakta olan bir Devleti, sırf ilm-i siyaset uygulamakla yıkılmaktan 30-40 sene korumuştu. Ulu Hakan’dan sonra işbaşına gelen Enver Paşa ve avenesi de ilm-i siyasetten fersah fersah uzaktılar ve koca bir imparatorluğu 3-5 sene içinde yıktılar.

 

    İlm-i siyaset akılcılıktır, gerçekçiliktir, mantıkçılıktır, inceliktir ve herkese lazımdır.

Yazarın Diğer Yazıları

  • Tefekkürden Şiire / Şiirden Tefekküre - 20 Temmuz 2022
  • Tarikatlar İslam'ın Bir Emri Midir? - 16 Temmuz 2022
  • Yepyeni Son 4 Şiirim - 14 Temmuz 2022
  • Kur'an'da Gözü Olmayanın Kurban'da Sözü Olmasın - 07 Temmuz 2022
  • Hakikat Tomurcukları - 05 Temmuz 2022
  • "İslam Dini Ezilenleri ve Yoksulları Koruyan Bir Din'dir" - 04 Temmuz 2022
  • Ezilenlerin Ve Yoksulların (Mustazafların) Korunmasına Dair Ayet ve Hadisler - 02 Temmuz 2022
  • Fırıncı ve Şair/ Beden ve Ruh.. - 28 Haziran 2022
  • Siyasete girmek için "Para da para! Para da para!" - 25 Haziran 2022
  • Tahterevalli ile bir söyleşi.. - 24 Haziran 2022
  • İlm-i siyaset ve doğru hareket üzerine görüş ve önerilerim.. - 22 Haziran 2022
  • Selçuklu ve Osmanlı nedir? Neyi temsil eder? - 21 Haziran 2022
  • DOST ACI SÖYLER. DOĞRU SÖYLER.. - 20 Haziran 2022
  • Tahammül ve hoşgörü kültürüne hasret kaldık.. - 20 Haziran 2022
  • Osmanlı nedir? Osmanlı neyi temsil eder? - 17 Haziran 2022
  • TÜSİAD Başkanının ismi ne kadar az bilinirse, demokrasi o kadar fazladır.. - 16 Haziran 2022
  • Yeter artık yeter! Masonlar Siyonistler bilumum hainler! Yeter! - 14 Haziran 2022
  • Dünyadaki son 50 yıldan tüm ruhumla nefret ettim.. - 13 Haziran 2022
  • İnsan önce karakterini, sonra kaderini oluşturur.. - 12 Haziran 2022
  • Yönetim mi, Yönetişim mi? - 11 Haziran 2022
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 35
Köşe Yazarları
Her Devrin Bir Sonu, Her Koltuğun Bir Boşluğu Vardır..
Seval Vanlı
Her Devrin Bir Sonu, Her Koltuğun Bir Boşluğu Vardır..
Murat Özbilir
Murat Özbilir
Depremzede bir çocuğun memleket özlemi.
Sanatçıya doyduk(!)..
Editör
Sanatçıya doyduk(!)..
Editör'ün notu: Yazarımız Deprem Şehidi..
Atilla Sarıyıldız
Editör'ün notu: Yazarımız Deprem Şehidi..
Çok Okunan Haberler
Türk güreşinin nabzı bu yıl da Onikişubat Belediyesi imzasıyla Kertmen’de atacak..
Türk güreşinin nabzı bu yıl da Onikişubat Belediyesi imzasıyla...
Başkan Görgel: “En Uygun Fiyatlı İçmesuyu Sağlayan Büyükşehir’den Biriyiz”
Başkan Görgel: “En Uygun Fiyatlı İçmesuyu Sağlayan Büyükşehir’den...
Kipaş Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor, Bağlumspor'u Geçti: 85-72
Kipaş Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor, Bağlumspor'u Geçti:...
Ana Sayfa
GÜNCEL
SİYASET
MAGAZİN
EKONOMİ
YAŞAM
İŞ DÜNYASI
SPOR
SAĞLIK
MEDYA
TEKNOLOJİ
TOPLUM
ASAYİŞ
EĞİTİM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
  • ASAYİŞ
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GÜNCEL
  • İŞ DÜNYASI
  • MAGAZİN
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • SPOR
  • TEKNOLOJİ
  • TOPLUM
  • YAŞAM
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
sanalbasin.com üyesidir

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.