MARAŞ'A MEKTUP – 1-
Atilla Sarıyıldız

Atilla Sarıyıldız

MARAŞ'A MEKTUP – 1-

03 Aralık 2019 - 01:16

  Merhaba sevgili okurlar, sevgili dostlar.

Kahramanmaraş’ımızın Kurtuluşunun 100. Yıl etkinliklerine katkı olması amacı ile Dostozan’ın gurbette kaldığı süre içerisinde memleket özlemini dile getirdiği, gurbetteki EDE lerin duygularına dokunduğu, Maraş’a Mektup şiirlerinin serisi olan birinci şiir ile sizlere ulaşmak, yüreklerinize muhabbet ile dokunmak istiyorum. Bildiğim kadarı ile sizlere şiirlerin hikâyesini de anlatacağım.

Rahmetli babam, 17 yaşında öksüz kalmış 6 erkek 1 kız çocuktan oluşan kardeşlerin en küçüğüdür. Evin küçüğü olunca büyükler sevmiş ve himayesine almış. Gençliği biraz haşarı olduğundan, mahalleler arası sapan dövüşleri, güreşler, zamparalıklar vb. gibi çoğu gencin başından geçen olaylar yaşamış. Çok detaya girmeden K.Maraş’ tan ayrılması, biraz başı belaya girmesin, birazda aile içerisinde okuyan yok en azından birimiz okusun düşüncesi ile Ankara’ ya giderek Hukuk Fakültesine kayıt olmuş.

Gelirleri iyi olmadığı için hem çalışıp hem okumaya başlamış. Fakat hukuk zor gelince 6 ay sonra okul değiştirip Ziraat Fakültesine geçiş yapmış. İlk defa ailesinden ayrılan Maraş aşığı Mehmet Hanifi, o zamanlar Büyük Doğu ve Diriliş hareketlerinin, şairler üstadı Necip Fazıl hayranlığı ile şiire merakından özlemlerini, duygularını küçük kâğıtlara, not defterlerine yazarmış. Özlem gurbette insana daha ağır geldiğinden, duygu yükü ağır bastığından ve çok sevdiği kardeşleri ve Maraş’ından ayrı kalması dolayısıyla genelde Maraş’a olan özlemini dile getiren şiirler yazmış.

Küçük kâğıtlara aldığı notlar daha sonra Maraş’ a Mektup başlığı ile seri halde şiirleri oluşturmuş. Memleketinin her yöresini, havasını, suyunu, sokaklarını, yemeklerini, akrabalarını, dostlarını hatta delilerini bile o kadar özlemiş ki, şiirlerinde tek tek hepsinden bahsetmiş. Her okuyanın, görmeden de olsa Maraş’ ı tanıyacağı, tanıyanlarında kendinden hatıralar bulacağını düşündüğüm ilk mektup, aşağıdaki dizeler 1953 yılında Ankara’ da yazılmıştır.

MARAŞ'A MEKTUP - 1

Gerilmiş araya dağlar yay gibi.

Her an istiyorum, varamıyorum.

Ana'sın arayan yavru tay gibi,

Şubat yaklaştıkça duramıyorum.

***

Karlı dağlarında keven olayım.

Şanını her yerde öven olayım.

Bir çıkmaz sokakta düven olayım,

Artık senden ayrı olamıyorum.

***

Seninle doluyum, sana hasretim.

Karasevdalıyım sende kısmetim.

Bu yazdığım şiir, bütün servetim.

İnan yol parası bulamıyorum.

***

Geçtiğinde bu şiirim eline,

Aşıkların çoktur vursun teline,

Karışayım yağmuruna, seline.

Kolumu boynuna saramıyorum.

***

Dağlarında keklik olup öteyim.

Ocağında tezek olup tüteyim.

Ben senden uzakta ne de öteyim.

Sensiz uykulara yatamıyorum.

***

Yaylanda ayranı içerler tasla.

Doymadım gız gelin yeniden başla,

O sürmeli gözle, o kalem kaşla,

Ayransız lokmamı yutamıyorum.

***

Suyumu isterim pınar başından,

Sokum sokum alsam bulgur aşından,

Üzümlerin şahı marhabaşından,

Bir zembil yesem de doyamıyorum.

***

Kulplu tasla getirseler pekmezi,

Bestili, bastığı olsa çerezi,

Gelir mi insanın böyle göresi?

Kuş olup Maraş'a uçamıyorum.

            ***

Güzlek'ten, Bertiz'den, Göllü, Kazma'dan

İçim rahat etmez sizi yazmadan

Kar ve seller yolunuzu bozmadan.

Size de bir kalem dokunuyorum.

***

Afşın'ı, Göksun'u ve Elbistan’ı

Nasıl büyülerse gel gör insanı.

Pazarcık,  Andırın, Eloğlu'n tanı.

Yayladan yaylaya uzanıyorum.

***

Bu şiiri yazdım çetem aşkına.

Tarhana şorvası gelsin karşıma,

Acem pilavından döğme aşına,

Varıncaya kadar ısmarlıyorum.

***

Lahmacunu fırıncıya veriniz.

Ayaza da soframızı seriniz.

Şöyle bir tarafa durun hepiniz.

Doğru söylüyorum, sınamıyorum.

***

Tirşik şorvası da sırada dursun.

Kelle-paça baş köşeye otursun.

Bacım bir de çiğ köfteyi yoğursun,

Ayransız tadını alamıyorum.

***

Beni gınayanın gelsin başına,

Hasret kalsın o da bulgur aşına,

Sularına, toprağına, taşına,

Daha kötüsünü sayamıyorum.

***

Burda bitsin artık  edeler kelam.

Deli İbrahim'e, Hortum'a selam,

Bahar'a, Çürük'e, Boynov'a selam,

Essahtan kendimi tutamıyorum.

***

Size de selamlar Ejder, Okkeş'im.

Ben de Hanifi'yim, ismine eşim.

İşte böyle emmim, bibim, kardeşim,

Kader çizgisini bozamıyorum.

                        Dostozan-Mehmet Hanifi Sarıyıldız /Ankara-1953

Bir dahaki yazıda buluşmak ümidiyle dostça kalın.02.12.2019

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar